Tiyatro eseri yazarı. Adana’da doğdu. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı ile Felsefe bölümlerini bitirdi (1960). Washington Üniversitesi’nde tiyatro ve piyes yazarlığı dersleri aldı. İstanbul Radyosu Tiyatro Şûbesi’nde çalıştı.
Günümüzün güçlü oyun yazarlarındandır. Eserlerinin konusunu çoğunlukla Osmanlı tarihinden seçer. Tanıtma kitapları da vardır.
Oyunları: 1. Kezlban (1967), 2. Deli İbrahim (1967), 3. IV. Murat {1970, televizyon [...]
Turan OFLAZOĞLU
Niyazi
Şâir. Malatya’da doğdu. Tasavvuf eğitimi görmüş, bunun İçin Malatya, Mardin, Bağdat ve Kerbelâ gibi İllerdeki şeyhlerin yanında bulunmuştur. 1646 yılında İstanbul’a geldi. Halveti tarikatının Mısriyye kolunu kurup Bursa’da şeyh oldu (1670). Önce Rodos’a (1673), sonra iki defa Limni Adası’na sürüldü (1691,1694). Sürgünde öldü.
Tasavvuf edebiyatı şairlerindendir. Aruz vezni ile yazdığı şiirlerde Fuzuli‘nin, hece vezni ile olan [...]
Nesimi
Dîvan şâiri. Azerî sahasında yetişen Türk şâiridir. Asıl adının Imâdeddîn olduğu, Bağdat civarında Nesîm kasabasında doğduğu söylenir. Hayâtı hakkında verilen bilgiler çelişkilidir. İran’da Hurufilik mezhebini kuran Fazlullah’ın (Öl. 1401) halîfelerinden olduğu, şeriata aykırı inançları propaganda ettiği için Halep’te derisi yüzülerek Öldürüldüğü bilinmektedir (1404). Hayâtı efsaneleşmiş, özellikle alevî, bektaşî şairler arasında “Şâh-ı Şehid” adı ile îtibar [...]
DEVAMI...>>Ümit Yaşar Oğuzcan
Tarsus’ta doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi. Türkiye İş Bankası’nın çeşitli illerdeki şubelerinde memur, İdareci ve halkla ilişkiler müdür yardımcısı olarak çalıştı. 1977′de emekli oldu. İstanbul’da kendi adını taşıyan sanat galerisinin yöneticisi iken öldü.
Günümüzün popüler şâiri idi. Aşk, ölüm, ayrılık, özlem temalarını serbest nazımla anlattı. Aruz İle yazdığı başarılı rubaileri de vardır. Çok yazan şairlerdendi.
İlk basılış [...]
Nefi
Dîvan şâiri. Hasankale’de doğdu. Asıl adı Ömer. Memleketinde Medrese öğrenimi gördükten sonra I. Ahmed zamanında istanbul’a geldi. Sultan IV. Murad tarafından korundu. Bâzı memurluklarda bulundu, vergi kâtipliği yaptı. Sultan IV. Murad’a bir daha hiciv yazmayacağına dâir söz vermiş, sözünde durmayarak Bayram Paşa’yı hicvetmiş ve bu yüzden boğdurularak Sarayburnu’ndan denize attırılmıştır.
Nefî, divan edebiyatının en büyük övgü [...]
Neşati
(?-1674) Dîvan şâiri. Edirne’de doğdu. Ağazâde Mehmed Dede’nin dervişidir. Mevlevî tarikatına girmiştir. 1670′de Edirne Muradiye Mevlevîhânesi’ne şeyh olmuştur. Edirne’de Ölmüş ve Mevlevihane’nin avlusuna gömülmüştür.
Neşati, XVII’nci asrın büyük şairlerindendir. Sebk-i Hin-dî’yi, (hind üslûbu) Türkçe‘de en iyi temsil eden odur. En basit duygu, düşünce veya hayali bile en güzel kelimelerle, sanatlı bir tarzda, ve en ahenkli şekli [...]
Nedim
Dîvan şâiri. İstanbul’da doğdu. Asıl adı Ahmed’dir. Mehmed Efendi’nin oğlu. İyi bir medrese öğrenimi görmüş, müderris olmuştur. Damat İbrahim Paşa sadrazam olunca kadılık, aynı paşanın özel kütüphanesinde memurluk ve mahkeme naipliği yaptı. 1720-1730 yılları arasında, Müneccimbaşı Ahmed Efendi’nin (Ölüm: 1702) Sahalfü’l-Ahbâr (Haberlerle Dolu Sahifeler) adlı Arapça tarihini Türkçe‘ye çevirmiş (Bu eser 1769-70 yılında 3 cilt [...]
DEVAMI...>>Behçet Necatigil
Şair, yazar. Istanbul’da doğdu, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirerek yurdun çeşitli illerinde öğretmenlik yaptı. İstanbul Eğitim Enstitüsü’nde öğretmen iken emekli oldu (1972). Gazetecilik Enstitüsü’nde kompozisyon öğretmenliği yaptı. İstanbul’da öldü. Zincirlikuyu Mezarlığı’na gömüldü. Şiirimizde biçim ve öz yönünden yenilikler yapan şairdir. Basit günlük olaylardan ve manzaralardan İlham aldı. Ev, aile, çocukluk, geçim sıkıntısı, [...]
DEVAMI...>>Necati Bey
Divan şairlerindendir. Doğum yeri belli değil. Asıl adı “isâ. Edirne’de bir hanım tarafından köle olarak alınmış, sonra Kastamonu’ya gitmiş, orada söylediği gazellerle tanınmaya başlamıştır. Fatih Sultan Mehmet’in dîvan kâtipliğine tâyin edilince istanbul’a geldi. II. Bayezit’in oğlu Şehzade Abdullah’ın dîvan katipliğini yaparken şehzade Ölünce Karaman’dan tekrar İstanbul’a döndü. Şehzade Mahmud’un nişancısı olarak Manisa’ya gitti. Orada kısa [...]
DEVAMI...>>Nasrettin Hoca
Nükteci. Belgelerin yetersizliği, hakkındaki rivayetlerin de çelişkili olması sebebiyle yaşadığı devir ile tarihi şahsiyetini tesbit etmek mümkün olamamıştır. Lâmii-zâde Abdullah Çelebi’nin Letâif’inde Nasreddin Hoca ile Şeyyad Hamza çağdaş olarak gösterilir. Bu ve benzeri bilgilere göre Nasrettin Hoca‘nın XIV’üncü asırda yaşamış olduğu tahmin edilmektedir. Türbesindekİ XVIII veya XiX’uncu asırda konduğu tahmin olunan kitabedeki hicrî 368 tarihinin [...]
DEVAMI...>>