Değerli ziyaretçilerimiz, bir öğretmen arkadaşımızın gönderdiği aşağıdaki metni Gramerimiz.Com olarak sizlerle paylaşmak istedik. Bu yazıyı gönderen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olan ve adının yayımlanmasını istemeyen E.D adlı bir öğretmen arkadaşımızdır. İnternet ortamında Fuzuli rumuzunu kullandığını ifade etmektedir ve bu yazısının yayımlatmak istemesinin sebebinin ise günümüzde şiddetle artan irticai faaliyetler olduğunu belirtmiştir.
Değerli öğrenci arkadaşlarım ve saygı değer din kardeşlerim, eğitim aşkıyla tutuşan bir öğretmen olarak sizlerden isteklerim şunlardır:
Dininizi özgürce yaşayın namazınızı kılın, Kuran-ı Kerimi’mizi okuyup “tam ve bir bütün olarak” anlayın yüce dinimizin tüm gereklerini yerine getirin ancak bunun dışında dinimizi siyasete alet etmeye ve sizi sömürmeye çalışan hiçbir şeye ve hiç kimseye aldanmayın yüce Allah’ımız size zeka ve düşünme yeteneği vermiş ve zekanızı kullanmanız için de bir çok ayette size emretmiştir.
İrtica ve kargaşa yaratmak isteyen hiçbir kimseye aldanmayın. Bu kimseler en az PKK kadar tehlikeli kişileridir. Bu tür durumlarda o kişlerle hiçbir şekilde tartışmaya girmeyin ve yanından hemen uzaklaşın ;o kişilerle bir daha iletişim kurmayın. Onlar sizlere Atatürk’ün ilahlaştırıldığını ve bu yüzden buna karşı çıkmanız gerektiğini söylemek isteyecektir; çünkü en büyük silahları budur ve herkesi bu yöntemle yani Atatürk üzerinden kandırmaya çalışmaktadırlar, halbu ki o kadar karanlığa gömülmüşlerdir ki insana saygıyı ve vefa borcunu ilahlaştırma sanmaktadırlar. Onlara sakın aldanmayın! Çünkü hiçbir insan (Atatürk de dahil) “günümüzde” dini bakımdan ayrıcalıklı ve yüce değildir. Mustafa Kemal Atatürk gelmiş geçmiş en büyük “siyasi ve askeri” deha ayrıca vatanımızın kurtarılması ve çağdaşlaşması için canla başla mücadele etmiş ve tüm dünyanın çok büyük bir saygıyla önünde eğildiği ve hala tüm dünyanın unutamadığı bir ilderdir.
Hiç kimseye (hoca, mollla, hocaefendi.. ) tarzında hitap etmeyin. Din konusunda; Profesörlerimiz, Diyanet İşleri Başkanlığı ve camilerimizdeki imamlarımız, müftülerimiz dışında “kimseye” inanamayın. İbadetlerinizi evde ya da camilerde yapın, en hayırlısı da bunlardır. Kamu kurumlarımız – okullarımız da dahil- ibadethane değildir. Cemaat evlerinden, tekkelerden, şeyhlerden, kendini hoca sanan ancak din konusunda hiçbir şey bilmeyen üfürükçü kişilerden ve tarikatlardan uzak durun. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu “Laik” düzen tam anlamıyla dinimizi dilediğimizce yaşama özgürlüğüdür, devletin din işlerinden elini çekmesi ve tüm vatandaşlara din, mezhep ve ırk farkı gözetmeksizin eşit davranma biçimidir. Günümüzde kamu kurumlarında birçok dini simgenin yasaklanmasının tek sorumlusu dini siyaset aleti olarak kullanan bu tür kişilerdir ve onlar dinin en büyük düşmanı ve zarar vericisidirler.
Ailenizden ve öğretmenlerinizden başka kimseye mutlak bir güven duymayın. Çünkü onlar dışında kimse size şefkatle ve iyi niyetle yaklaşmayacaktır. Öğretmenler bir toplumun bel kemiği ve beynidir; öğretmenlerinize saygıda kusur etmeyiniz, unutmayın ki sizler şekil verilmeyi bekleyen bir hamur gibisiniz ve bu şekli bu tür kişilerin vermesine ve sizi karanlığa itmesine izin vermeyin. Bu şekli size aileniz ve öğretmenleriniz verecektir işte o zaman siz aydınlık ve güzel bir geleceğe ilerleyeceksiniz.
Konuşmalarını Arapça kelimelerle süsleyen ve bunu bir ayrıcalıkmış gibi gösteren kişilere aldanmayın. O kişi gerçekten bilgili ve kültürlü olsaydı güzel dilimizi bu biçimde kullanmaz ve dilimize zarar vermezdi. (Uygarlık yerine medeniyyet; olanak yerine imkan sözcüklerini “günümüzde” kullanmak bir erdem ya da üstünlük değil; dil bilinci yoksunluğudur). Dilimizi, Tarihimizi en iyi biçimde öğrenin ki yukarıda saydığım kişilere ve “gerçek din düşmanlarına” yem ve malzeme olmayın. Bilginizi, kültürünüzü artırın ki bu tür sömürücüler sizi kullanmayı başaramasınlar. Bir öğretmen olarak sizden istediklerim bunlardır.
Hepinize aydınlık günler diliyor ve hepinizin günahlarını yüce Allah’ımızın affetmesini diliyorum.
E. D. (Fuzuli)
Bu adresi tüm tanıdıklarınıza göndermenizi ve bu büyük tehlikeyi onlardan uzaklaştırmanızı diliyoruz. Bilinçli ve kültürlü bir toplum en aydınlık günleri yaşayacaktır ve biz de öğretmenimizin bu eğitim muhtırasını ve irticaya karşı darbesini sizlerle paylaşmaktan gurur duyduk. Ve öğretmenimizin bu duyarlılığının karşısında saygıyla eğiliyoruz…
http://www.gramerimiz.com/bir-ogretmenin-feryadi.htm
Aşağıdaki bağlantıyı da kullanarak bu sayfayı arkadaşlarınıza mail olarak gönderebilirsiniz.
Bu sayfa için YORUM YAZIN
Kategori Türk Destanları


7 Yorum yapılmış
Bu sayfa için yorum yazın