|
|
Kral
Mausoleum Heykeli
Persliler, sınırlarını genişletip Mezopotamya, Hindistan ve
Mısıra yayıldıkça ülkelerini kendi başlarına idare edemez
olmuşlar ve uç beylikler giderek daha bağımsız hale gelmiş.
Anadoludaki
Karia Kralı Mausollos da bu beylerden biriymiş, yaptığı tek
iş de başkenti Bodruma taşımak ve kendi adına kocaman bir
mezar yaptırmak olmuş. Aslında onu bile karısı ve kız
kardeşi yapmış. Kral ölmeden önce başlayan inşaat, kral
milattan önce 353de öldüğünde bitmiş.
16 yüzyıl
boyunca sağlam kalan mezar önce bir depremde zarar görmüş,
sonra bölgeye gelen şövalyeler tarafından taşları kale
yapımında kullanılmak üzere yıktırılmış. Bugün mezarın
mozole kısmı Londradaki British Museumda, bina kısmı da
Bodrum Kalesinin duvarlarında bulunuyor.
Mausoleion, Kral Mausolos adına karısı ve
kız kardeşi Artemisia tarafından Halikarnassos'da
yaptırılmış, Dünyanın yedi harikasından biri sayılan,
kolonlarıyla Yunan mimarisini, piramit şeklindeki çatısıyla
da Mısır mimarisini birleştiren, oldukça büyük boyutlardaki
mezar. Bu öneminden dolayı kendinden sonra gelen, aynı
stildeki tüm yapılara mozole denmiştir...
Mausoleion alanı bugün açık hava müzesi olarak
düzenlenmiştir. İçeri girildiğinde sağda Bodrum tipi bir ev
görülmektedir. Solda görülen uzun yapı içinde Mausoleion'la
ilgili kabartmalar, maket ve bazı çizimlerle yapıya ait
mimari parçalar sergilenmektedir.
Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri diye tanımlanan
Mausoleion'un yükseldiği yer bugün bir çukur olarak görülür.
Bu çukurun ne olduğunu anlamak için öncelikle kapalı sergi
salonunun gezilmesi gerekir. Taban ölçüleri 32 x 38 metre
boyutlarındaki Mausoleion, bir zamanlar uzun kenarı 242,5
kısa kenarı 105 metre olan geniş bir alanın kuzeydoğu
köşesinde yükselmekteydi.
Anıtın yüksekliği konusunda Latin yazarı Plinius bilgi
vermektedir. Latinlerin dünyanın yedi harikası olarak
gördüğü Mausoleion'un yüksekliği 180 İon ayağıdır. Bu da
yaklaşık 55 metredir. Yirmi katlı bir apartmanın yüksekliği
kadardır. Sergi salonundaki makette bu ölçü esas alınmıştır.
Antik yazarlar yapının mimarının Pytheos olduğunu
kaydetmektedir. Ayrıca Satyros'un adı da geçmektedir.
Vitruvius, M.Ö. IV. yüzyılın en önemli dört heykeltraşının
bu yapıda çalıştığını kaydetmiştir. Doğuda Skopas, batıda
Leokhares, kuzeyde Bryaksis, güneyde Timotheos çalışmıştır.
Bryaksis, Karyalı bir sanatçıdır. Diğer sanatçılar
Yunanistan'dan getirilmiştir. Dört atlı arabayı Mimar
Pytheos'un yaptığı söylenmektedir.
Karya satrabı Mausolos, kendi yönetimi zamanında muhtemelen
M.Ö. 355 'te yapıya başlamıştır. Onun ölümünden sonra (M.Ö.
353) karısı, aynı zamanda kız kardeşi Artemeisia anıtın
yapımını sürdürmüş; onun da ölümünden sonra (M.Ö.351)
Mausolos'un diğer kardeşleri inşaata devam etmişlerdir.
Muhtemelen, inşaat M.Ö. 340'ta Piksodaros'la Ada arasındaki
satraplık mücadelesi sırasında yarım bırakılmıştır.
Anıt mezar ana kayanın kesildiği yerlerden ve yeşil
taşlardan anlaşılacağı üzere günümüzde görülen çukurun
bulunduğu yerde yükselmekteydi. Anıtı son ayakta görenlerden
biri M.S. XII. yüzyılda yaşamış Piskopos Eustathios'tur. Bu
anıtının 1500 yıl ayakta kaldığını göstermektedir. Bu
tarihten sonra anıtın bir deprem sonucu yıkıldığı
sanılmaktadır. 1402'de Saint Jean şövalyeleri Bodrum'a
geldiklerinde anıtı yıkık olarak görmüşlerdir. Şövalyeler
anıtı taş ocağı olarak kullanmışlar hemen tüm taşlarını
sökerek Bodrum Kalesi'ni yapmışlardır. İlk tahribat
şövalyeler tarafından 1494'te yapılmıştır. Çukurun en derin
yerinde bulunan asıl mezar odası o çağda şövalyeler
tarafından bulunamadığı için, yok olmaktan kurtulmuştur.
1522 yılında Saint Jean şövalyeleri kalelerini güçlendirmek
istemişler ve çevrede kale yapımında kullanılmak üzere eski
yapı taşları aramışlardır. Mausoleion, son tahribata bu
tarihlerde uğramıştır. Kalenin güçlendirilmesinde görev alan
şövalyelerden de La Touret mezar anıtının tahribini
hatırasına yazmıştır. Günümüzde kiremit bir çatı altında
kısmen korunmaya çalışılan 12 basamaklı merdiveni nasıl
bulduklarını, mezar odasına giden koridorun iki yanındaki
heykelleri ve kabartmaları nasıl önce hayranlıkla seyredip
sonra da parçaladıklarını anlatmaktadır. Tam mezar odasına
girecekleri zaman paydos borusunun çaldığını; asıl odaya
girmeden kaleye döndüklerini, ertesi gün geldiklerinde ise
mezar odasının açıldığını, her yerde parçalanmış halde
kıymetli kumaşlar ve altın ziynet eşyaları gördüklerini
yazmıştır.
Bugün Bodrum'da durduğu hali ile mozolenin kalıntılarıBugün
mezar odasının girişini kapatan iki tonluk dikdörtgen
bloklardan biri koridorun içinde görülmektedir. İngiliz
araştırmacı Newton 1856-1857 yıllarında burada yaptığı kazı
sırasında taş bloğu orijinal yerine götürmüştür. Kazı
sırasında bulduğu kabartmaları, Mausolos ve Artemisia'nın
heykellerini, dört atlı arabanın parçalarını British
Museum'a götürmüştür.
Daha önce Lord Stratford Canning (Türkiye'de bulunan
İngiltere Büyükelçisi), 1846 yılında Padişah Abdülmecit'ten
aldığı izinle Bodrum Kalesi'nin duvarlarında görülen
Mausoleion kabartmalarını da Londra'ya götürmüştür.
Bugün yarı kapalı sergi salonunda, geçen yüzyıl buradan
götürülen kabartmaların ne yazık ki alçı kopyaları
sergilenmektedir.
Çukurun güneyinde bulunan ana kaya içine oyulmuş merdivenler
burada Mausoleion'dan önce mevcut olan başka bir mezar
anıtına aittir. Mausoleion'un yapımı sırasında burası
kesilerek örtülmüştür. Ana kaya çok yumuşaktır, yer yer
dökülmektedir. Merdivenin dibinde sağda görülen kapı ana
kaya içine oyulmuş bir koridora açılmakta koridorun sonunda
Arkaik Devre ait (M.Ö. VI. yüzyıl) bir mezar odası
bulunmaktadır. Kapı girişinde ve merdiven duvarlarında
görülen oyuklar adak yerleridir. Kapının sonunda dipte
görülen kanallar "galeri" diye adlandırılmakta, dolan
suların boşaltılması için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu
galeri de Mausoleion'dan önceye aittir. Koridorun sonunda,
solda büyük bir mezar odasına açılmaktadır. Bu oda ana kaya
oyulmak suretiyle yapılmıştır. Mausoleion'a bakan yönünde de
bir pencere bulunmaktadır. Bu mezar odasının yanında daha
önce Newton tarafından açılan bir başka mezar odası varsa
da, bu oda Danimarkalıların yaptığı kazı sırasında
açılmamıştır. Pencere diye adlandırılan bölümün altında
anıtı çevreleyen galerinin devamı görülmektedir. Bacalar
yapım kolaylığı sağlamak için açılmıştır. Bacaların bir
kısmı kazı alanında görüleceği gibi kuyulara
dönüştürülmüştür. Çukurun güneyinde görülen dikdörtgen taş
bloklardan yapılmış ayakların neye yaradığı
anlaşılamamıştır. Asıl mezar odasına giren merdivenler
Newton'un anlattığı gibi ana kaya içine oyulmuş basamaklar
değildir. Bu basamakların bir kısmı kesme taşlardan
yapılmıştır.
Danimarkalıların yaptığı kazı sırasında merdivenlerin
dibinde Newton tarafından kazılmamış alanda boğa, koyun,
keçi, horoz ve kumru kemikleri bulunmuştur. Bunlar tören
sırasında kurban edilen hayvanların kemikleridir.
Mausolos'un öbür dünyada yararlanması için konulmuştur.
Burada görülen kanal Mausoleion mezar anıtına aittir.
Açık hava müzesinin doğu bahçe duvarının sağ köşesine yakın
bir yerde bulunan kapıdan dışarı çıkıldığında Mausoleion
mezar anıtının kutsal alanı çevreleyen peribolos duvarının
bir kısmı görülmektedir.
Müze binası kapalı ve yarı açık olmak üzere iki bölümden
oluşmaktadır. Kapalı bölümündeki topografik harita ve
Mausoleion maketi burayı gezenlere yapıyı ve şehri daha iyi
bir şekilde tanıtmaktadır.
|
|